vogue türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vogue türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2012 Çarşamba

68- GÜNÜN ŞIKI : Ece Sükan

Ne yazık ki Ece Sükan 'ın Paris Moda Haftası 'nda çekilmiş bu fotoğraflarını henüz yeni gördüm. IFW 'de ki kıyafetlerini eleştirmiştim ama sizlerden öğrendiğime göre bu Stella McCartney elbiseyi Elif Cığızoğlu defilesinde de giymiş. Görmüş olsaydım hiç düşünmeden kendisini IFW 'nin en şık ünlüsü seçerdim.
 
 
Bazı kıyafetlerini beğenmesem de bazen öyle muhteşem bir şekilde görünüyor ki tüm o beğenmediklerimi aklımdan siliveriyor.
 
Elbisenin üstüne eşleştirdiği smokin ceketi, YSL ayakkabıları, toplu saçı, varla yok arası makyajı, gözlükleri ve duruşuyla 10 üstünden 20 ! Bir ara çanta ve küpeler değişmiş. Yine harika yine muhteşemmm !  
 
Aynı Stella McCartney elbiseyi bir önceki postumda gördüğünüz gibi Feryal Gülman da giymişti. Yine Feryal Gülman 'dan oluşan bir Kim Daha Şık? yapmak istemediğimden kararı anket yerine yorumlarınıza bırakıyorum. Benim seçimim zaten fazlasıyla ortada sıra sizde :)
 
Bu arada hazır laf Ece Sükan 'dan açılmışken Vogue 'dan ayrılışı hakkındaki düşüncelerinizi de merak ediyorum. Acaba gerçekten kendi mi ayrıldı yoksa işine son mu verildi. Neler oldu neler bitti bilen varsa bir zahmet aydınlatın bizi :)
 
 

26 Temmuz 2012 Perşembe

VOGUE US 'den Birbirinden Güzel Kareler !

Beni twitter 'dan takip edenler temmuz ayında yaşadığım Vogue Türkiye krizinden fazlasıyla haberdar :) Bu kriz hemen çıkmadı. Angelina Jolie kapağından sonra yavaş yavaş gelişti. Zaten ne olduysa o kapaktan sonra oldu. Son aylardaki hiçbir sayı heyecan verici değil. Ne kapak çalışmasını, ne konuları ne de editoryelleri beğenir oldum. Bunun üstüne birde temmuz ayında Ebru Şallı gibi eşsiz(!) bir stille Bugün Ne Giydim? çalışması yapılınca bende ipler koptu ! Yahu boru değil koskoca Vogue 'dan bahsediyorum. İnsan biraz özen okuyucusuna saygı gösterir değil mi ? Yok katiyette zerresi dahi yok. Kadın sadece mayo ve bikini gösteriyor. Şanslıysak ayağında bir sandalet görüveriyoruz. Hatta bazı ayakkabıları o anda ayağında olanlar değil taaa Burberry defilesinde giydikleri olup aylar önceki kareyi bize yutturmaya çalışıyorlar. Bu köşeyi hazırlayan diyemiyor mu Ebru hanım bunu koyamayız okuyucularımız çakaldır hemen anlar bizi çiğ çiğ yer diye. Kadının giydiği spor elbiseyi couture diye etiketliyorlar, resimler düşük kalite, bulanık, detaylar belli değil falan filan bu liste uzar gider. Zaten giyim kuşam işini Ebru Şallı 'dan öğrenmeye kaldıysak vay halimize. Tam böyle Vogue krizini en şiddetli şekilde yaşarken birde üstüne ağustos sayısının Miranda Kerr 'li süper felaket kapağını görünce tamamdır bu iş bitmiştir dedim. Yani anlayacağınız bundan sonra benim Vogue Türkiye ile işim olmaz. Kuaföre gittiğimde bulursam okurum o kadar. Ağustos ayında da Bugün Ne Giydim? köşesinde Demet Akalın 'ı görürsek inanın şaşırmam hatta şu anki durumlarına çok yakıştırırım.

Vogue Türkiye 'ye öfkemi kustuktan sonra Vogue US 'in ağustos sayısıyla yaşadığım aşka geçiyorum. Kapakta Marion Cotillard çok hoşuma gitmese de iç sayfalar birbirinden mest edici. Sayının konusu "Yaş". Belli yaş aralarındaki kadınları konu etmişler. Gerçi bunu temcit pilavı gibi her sene konu eder oldular ama işleyiş özenli ve tatmin edici olunca şikayet edesim gelmiyor.

Özellikle 2 çekime bayıldım. Biri efsanevi Keith Richards 'ın ailesiyle yapılan çekim. Eşi, oğulları, gelinleri ve torunları tüm aile bu karelerde. Ama öylesine güzel bir styling uygulanmış ki her sayfanın içine giresim geldi. Özellikle gelinleri model Lucie de la Falaise 'in tarzına bayıldım. 4. ve 5. sayfa muhteşem ! Ailenin hippie ve bohem karışımı stiline hayran kalmamak imkansız !



Bir sonraki sayfada ise döneminin en ünlü modellerinden Tatjana Patitz 'e geçiyoruz. Tatjana oğluyla birlikte yaşadığı çiftlikte kendisini Grace Coddington 'ın usta stylingine bırakmış. Her kare ve kullanılan markalar, kıyafetler birbirinden güzel. Ama en sevdiğim Tatjana 'nın henüz 46 yaşında olmasına rağmen yüzündeki kırışıklıkların ayan beyan gösterildiği kare oldu.



Şimdi bu gördüğünüz sayfalardan sonra geçelim Miranda Kerr 'in Miranda Kerr olmadığı, kınalı elli ve kesik bacaklı Vogue Türkiye ağustos kapağına !!!



Share

19 Haziran 2012 Salı

Biraz Dedikodu Yapalım :)

 


İnciden Takı çekilişimizi yaptık kazananları belirledik şimdi de biraz moda ve magazin dedikodusu yapalım :) Son günlerde gerek ilişkileri gerekse popüler olmalarıyla göz önünde olan 2 çiftimizi konuşalım. Özge Ulusoy-Hacı Sabancı ve Tuba Ünsal-Mirgün Cabas.

Sanırım Özge Ulusoy 'u Survivor 'dan önce ve Survivor 'dan sonra diye ikiye ayırmamız gerekiyor. Kanımca bu yarışmada kazandığı popülariteyi en akıllıca kullanan isim. Yarışma öncesi imajı ne kadar kötüyse yarışma sonrası da bir o kadar olumlu yönde düzeldi. Yarışmada favorimdi. Doğal havasını, sakinliğini ve zekasını sevdim. Maşallah fiziğide tam benim sevdiğim tarzda. Fit zayıflardan. Özel hayatında da mutluluğu yakaladığını görmek sevindirici. Gerçi laf aramızda ben fiziken ikisini pek yakıştıramıyorum ama olsun bana ne iki gönül bir olmuş ya önemli olan o :)

Ve gelelim stil konusuna. İşte bu konuda söyleyeceğim çok şey var :) Özge Ulusoy için yeni Tuğba Özay 'ımız diyebilirim. Bir türlü şık ve stil sahibi olmayı beceremiyor. Manken olmasına rağmen gündelik hayatında giydiği herşey üstünde sakil duruyor. Feci bir olmamışlık hissi uyandırıyor bende. Vogue 'un beni eskisi gibi heyecanlandırmayan Bugün Ne Giydim köşesinde bile 1 ay boyunca tasarımcı arkadaşlarına gidip son koleksiyondan birşeyler giyip soyunma odasından bakın bugün ne giydim diyebilen tek insan evladı !! Podyumda ne kadar iyi olsada iş kendi seçimlerine ve zevkine kalınca feci çuvallıyor. Hacı Sabancı ise genç yaşına rağmen her daim takım elbise ya da takım elbiseye 1 kala hallerde.. Çok sıkıcı. Geçir şöyle üstüne rahat bir pantolon t-shirt dimi yok hep takım hep takım. Fotoğrafta gördüğünüz gibi ikiside ayrı telden takılmış. Özge Ulusoy 'un şortmudur etekmidir anlamadığım minisi, Isabel Marant 'ları ve abartılı makyajıyla yine rüküşlükler diyarında.

Gelelim Mirgün Cabas ve Tuba Ünsal 'a. Tuba Ünsal 'ın roket hızla sevgili bulma yeteneğine hayranım. Valla çok ciddiyim. Kesinlikle alemin en zeki kadını. Evlenmiş, boşanmış, ayrılmış hiiiç farketmiyor hemen kabuk değiştirebiliyor. Müthiş bir bukalemun. Hep de güzel ve kendisine yakışan adamları seçiyor :) Aynı beceriyi mesleğinde de gösterdiği için aşkları meşkleri fazla göze batmıyor. İlişkilerine kavga gürültü koparmadan son vermesi ise taktir edilesi bir yetenek. Şimdi bir de yazar oldu. Kitabını almadım ama okuyan arkadaşlarım çok beğenmiş. Vatan gazetesinde ki köşesini keyifle okuyorum. Sosyal hayatı epey hızlı ama ona party-girl olmayı yakıştırıyorum. Mirgün Cabas ile fiziksel olarak müthiş güzel bir uyum yakalamışlar. Tuba Ünsal 'ın bohem ve rock'n roll tarzıyla Mirgün Cabas 'ın smart casual tarzı bir araya geldiğinde ortaya güzel bir tablo çıkarıyorlar. Tuba Ünsal 'ın şu ana giydiği birçok şeyi yakıştırdık ve beğendik. O yüzden Türkiye standartlarına göre stil konusunda gayet başarılı diyebilirim.

Ben çok konuştum biraz da siz söyleyin bakalım. Bu 2 çift hakkında neler düşünüyorsunuz ? Hangisinin aşk barometresi sıcak ve stil olarak hangisi size daha çok hitap ediyor ? Yorumlarımızı kişilere hakaret etmeden ve kırıcı olmadan yaparsak eminim hepimiz bu konudan keyif alacağız :)


Share

9 Mart 2012 Cuma

Moda Haftalarında SEDA DOMANİÇ 'in Karnesi :)

Milan ve Paris Moda Haftaları 'ndan hep Anna'ları, Carine'i, Emmanuelle 'imi konu edeceğiz ?! Biraz da kendi değerlerimizi inceleyelim istedim. Hele Vogue 'umuzun patronu Seda Domaniç, Milan ve Paris moda haftalarında hemen hemen bütün defilelere katılmış ve bizlere birbirinden değişik 9 değişik kombin örneği sunmuşken.

Kıyafetlerin bazılarının kimlere ait olduğunu listeledim ;



1. Mehtap Elaidi tunik elbise, Celine çanta ve Eva Turner botlar.
2. Gamze Saraçoğlu etek, Eva Turner ceket.
3. Mehtap Elaidi parka, Vakko pantolon, Proenza Schouler çanta.
4. Gamze Saraçoğlu etek ve bluz.



5. Simay Bülbül deri detaylı tulum ve Valentino ayakkabı.
8. Özlem Kaya bluz-elbise ve Pucci ayakkabı.
9. Gamze Saraçoğlu tulum ve Derishow palto.

Saç kesiminden mi bilemiyorum ama fiziği bana Rose Byrne 'ı andırıyor. Silüetine, vücut diline, saçına ve havasına en uygun markaların Celine, Chloé ya da Stella McCartney olduğunu düşünüyorum. Bunu düşünüyorum ama bütün defilelere Türk tasarımcılardan giyinmesi de çok hoşuma gitti. Konumunu gözönüne alırsak en doğru ve en güzel hareketi yapmış.

Seda Domaniç 'i en çok 8 numaralı Özlem Kaya tasarımı kıyafetiyle beğendim. 1 numara Mehtap Elaidi tünik elbise ve 9 numaralı Gamze Saraçoğlu tulum ve Derishow palto ile de çok hoş görünüyor. En sevmediğim ise 4 numaralı kombini oldu.

Ben diyeceğimi dedim ve sözü size bırakıyorum :)


Görsel Malzeme:Vogue Türkiye/Twitter


Share

29 Şubat 2012 Çarşamba

Ellerine Sağlık VOGUE Türkiye !

 


Vogue Türkiye 'nin Mart sayısının kapağını Angelina Jolie süslüyor. Zamanlama olarak bundan daha iyisi olamazdı. Hem Oscar'ların zamanı, hem de dünyayı ayağa kaldıran Sağ Bacak sayesinde bundan daha iyi bir zamanlama olamazdı. Ki Angelina Jolie özel olarak US Vogue haricinde kapak yapmayı sevmez. Bu bakımdan tüm Vogue Türkiye ekibini canı gönülden kutluyorum.

Türkiye 'ye Vogue geliyor haberleri ilk çıktığı zaman kopan yaygarayı hatırlıyorum da boşu boşuna ortalığı aleve vermişiz. Ne yalan söyliyim ben de bu kadar başarılı olacaklarını tahmin etmiyordum. Ama yaptığım hatayı ya da yanlışı ifade etmeyide bilirim. Türkiye ekibi, Vogue İtalya ile birlikte takip edilesi en keyifli Vogue 'u çıkarıyorlar. Vogue Fransa 'dan hala arzu ettiğim verimi görememek ise ayrı bir post olarak tartışılabilir.

Gelelim yine Angelina Jolie 'ye. Mert&Marcus 'un merceğinden en güzel Angelina Jolie kapaklarından biri olmaya aday diyebilirim. Kapak fotoğrafında açı, ışık, renkler, makyaj 10 numara. Artı minimum yazı olması ise en isabetli karar. Sadece yüzünün kullanıldığı birçok kapak var ama bu bambaşka bir kalitede.

Angelina 'nın iskeletor vücudunu beğenmeyen biri olarak iç fotoğraflarda sadece yüze odaklanmalarını anlayabiliyorum. Gerçi fotoşopla olmayan 5 bin 6 bin gram rahatlıkla eklenebilirdi ama kimse yemezdi. O yüzden bu tarz ucuz numaralara başvurmayıp sadece kusursuz yüz hatlarına odaklanmaları yerinde olmuş.

Kapak harici pozlar beni pek cezbetmedi. Gönül isterdiki birçok tasarım kıyafetler göreyim uzun uzun detayları inceleyim. Hatta genel hava alalade bir Beauty editoryallerini andırıyor. Ama kişi Angelina Jolie gibi dev bir isim olunca açıkçası bu düşündüğüm benim bile umurumda değil :)

2. yaş kutlaması için bundan daha iyi bir çalışma olamazdı. Vogue Türkiye çıtayı kısa zamanda çok yukarılara çıkardı. Umarım bu heyecanı ve titiz çalışmayı her daim canlı tutmayı başarırlar.



Share

26 Aralık 2010 Pazar

HARVEY NICHOLS ANKARA'DAN VOGUE EDİTÖRLERİ GEÇTİ

14 Aralik'ta Ankara Harvey Nichols magazasina konuk olan Vogue editorleri Konca Aykan, Naz Bileydi ve Gozde Atakoglu ile keyifli bir gun gecirmistik. Tabii benim yazim taa bu zamana kaldi, ustunden neredeyse iki hafta gecmisken bu guzel etkinligi analim ve Ankara'ya daha fazla stylish etkinlik istedigimizi hatirlatayim dedim :)) Etkinligin ilk bolumune yetisemedik ama guzel editorumuz Naz Bileydi